20 Kasım 2009
19 Kasım 2009
Onursuzluğun eli..
1-0 Fransa'nın galibiyetiyle biten ilk maçın rövanşında, Fransa ve İrlanda Stade de France'da karşı karşıya geldi.İrlanda patronu Trapattoni bambaşka bir planla Fransızlar karşısında ilk yarı bitmeden golü buldu. Daha sonra iyi bir savunma oyunuyla maç uzatmaya kadar gitti.
Uzatmanın birinci yarısında duran toptan gelen ortayı eliyle iki hamlede sahada tutup Gallas'a asist yaptı Thierry Henry.
Golden sonra Gallas'ın yüz ifadesi bu haksızlığı, bu onursuzluğu en iyi gösteren sahneydi ama baş aktör Henry gayet mutluydu.
Dünya Kupası her ülke için çok önemlidir. Fransa için olduğu kadar İrlanda için de..
Fransa basınında Tanrı'nın Eli 2 yakıştırması yapılan pozisyona en iyi yakıştırma Onursuzluğun Eli olacak..
18 Kasım 2009
Messi'nin Saçları Maradona'nın Kaşları

Arjantinliler Messi'nin saçlarına takmışlar. Amaç Messi'yi Maradona'ya benzetmek. Saçlarını kıvırcık yaparsa Maradona'ya benzeyeceğini iddia ediyorlar. Facebook grubu açmışlar bu iş için bir de site hazırlamışlar. Dünya Kupası boyunca Messi'nin saçlarının bu şekilde olmasını istiyorlar. Bu Dünya Kupası'na iki Maradona fazla gelir bence, bakalım bir sonuca varacak mı Arjantinliler'in bu kampanyası.
Arma Sevdalıları

Haftasonu oynanan basketbol derbisindeki olaylardan sonra herkesin dilinde bir futbol seyircisi basketbol maçına giderse böyle olur kalıbı dolanmış durumda. Nedir futbol seyircisi? Adı üstünde futbol seyreden topluluk yani sadece futbol seyreden kişilere verilen isim. Peki bu şekilde hitap edilen kişileri nerelerde görebiliriz bakalım. Futbol, basketbol, voleybol, su topu, engelli basketbol, kürek gibi spor dallarının icra edildiği alanların tribünleri çıkıyor karşımıza cevap olarak. Yani demekki bu insanlar futbol seyircisi değil. Bu insanların sevdası arma, gönül verdikleri arma neredeyse onlar orada. Futbolun popüleritesinin arkasına sığınarak bu insanlara futbol seyircisi demek hem ayıptır hem büyük haksızlıktır. Bu kalıbı ısıtıp ısıtıp önümüze sunanlara soruyorum bugüne kadar kaçınız kaç kere çıplak gözle su topu maçı izlediniz?
17 Kasım 2009
basketbol'da oyun kurucunun önemi!
basketbolda başaranın anahtarıdır oyun kurucular.
uzunların elzem olduğu zamanlardan artık point guard (oyun kurucuların) oyuna hükmettiği zamanlara geldi basketbol.
oyun kurucu sadece topu yarı sahaya getirmez. en son ve en basit görevidir topu kendi yarı sahasından diğerine taşımak.
oyun kurucu sadece kendisinin değil tüm takımın dizilişinden, hareketinden, yaptıklarından sorumludur.
gerektiğinde pivotuna 'topla hiç oynama, direk pas ver bu çeyrek' der, gerektiğinde forvetine ' al topu post'a geç der'
eğer egosu şişkin bir koçu yoksa kenera gelip kenardan bi arkadaşının oyuna girmesini dahi söyleyebilir. söylemese bile o eksikliği görecek kapasiteye sahip olması lazımdır.
basketbol bilgisinin gelişmiş, sahayı görme yeteneğinin çok üst düzey ve asla sorumluluktan kaçmayan sakin bir yapısının olması zorunludur.
eğer bu özelliklerden biri bile yoksa o oyuncu 'oyun kurucu' değil, normal bir oyuncudur. 1 numaradır. guard'dır.
kaldı ki takımını yöneten bir forvette pekala oyun kurucudur. hangi pozisyonda ve ne kadar uzun olduğu hiç önemli değildir.
örnek vermek gerekirse; tim duncan ligin en iyi point guard'larından biridir ve aynı şekilde gilbert arenas bu ligin vasat hatta kötü point guardlarından biridir.
bakın oyuncu olarak değerlendirmiyorum. oyunu kuran, yöneten olarak değerlendiriyorum.
arenas'ı hiç bir zaman 'arkadaşlarına talimatlar veren, galibiyet için yapılması gerekenleri yapan, yönetici konumunda göremeyiz. o sürekli sayı atan ve bitirendir.
nash ve kidd'in yıllardır düşük seviyede olan oyuncuları nasıl all-star yaptıklarını gördük.
aynı şekilde şimdi c.paul.
sadece kendilerini değil yanlarında olan arkadaşlarınıda bir (hatta 2.. 3) kademe yukarı çekmeleri point guard'ları point guard yapan özellikleridir.
yıllarca demedik mi tim duncan'ın yanında oynayan dış şutörler kariyerlerinin en iyi şut performanslarını veriyorlar diye.
arenas için böyle veya buna benzer bir şey diyebilir miyiz ?
diyemeyiz.
uzunların elzem olduğu zamanlardan artık point guard (oyun kurucuların) oyuna hükmettiği zamanlara geldi basketbol.
oyun kurucu sadece topu yarı sahaya getirmez. en son ve en basit görevidir topu kendi yarı sahasından diğerine taşımak.
oyun kurucu sadece kendisinin değil tüm takımın dizilişinden, hareketinden, yaptıklarından sorumludur.
gerektiğinde pivotuna 'topla hiç oynama, direk pas ver bu çeyrek' der, gerektiğinde forvetine ' al topu post'a geç der'
eğer egosu şişkin bir koçu yoksa kenera gelip kenardan bi arkadaşının oyuna girmesini dahi söyleyebilir. söylemese bile o eksikliği görecek kapasiteye sahip olması lazımdır.
basketbol bilgisinin gelişmiş, sahayı görme yeteneğinin çok üst düzey ve asla sorumluluktan kaçmayan sakin bir yapısının olması zorunludur.
eğer bu özelliklerden biri bile yoksa o oyuncu 'oyun kurucu' değil, normal bir oyuncudur. 1 numaradır. guard'dır.
kaldı ki takımını yöneten bir forvette pekala oyun kurucudur. hangi pozisyonda ve ne kadar uzun olduğu hiç önemli değildir.
örnek vermek gerekirse; tim duncan ligin en iyi point guard'larından biridir ve aynı şekilde gilbert arenas bu ligin vasat hatta kötü point guardlarından biridir.
bakın oyuncu olarak değerlendirmiyorum. oyunu kuran, yöneten olarak değerlendiriyorum.
arenas'ı hiç bir zaman 'arkadaşlarına talimatlar veren, galibiyet için yapılması gerekenleri yapan, yönetici konumunda göremeyiz. o sürekli sayı atan ve bitirendir.
nash ve kidd'in yıllardır düşük seviyede olan oyuncuları nasıl all-star yaptıklarını gördük.
aynı şekilde şimdi c.paul.
sadece kendilerini değil yanlarında olan arkadaşlarınıda bir (hatta 2.. 3) kademe yukarı çekmeleri point guard'ları point guard yapan özellikleridir.
yıllarca demedik mi tim duncan'ın yanında oynayan dış şutörler kariyerlerinin en iyi şut performanslarını veriyorlar diye.
arenas için böyle veya buna benzer bir şey diyebilir miyiz ?
diyemeyiz.
15 Kasım 2009
Bir Anlık Kıvılcım | GS: 74 FB:72

Gereksiz bir hareket bir anlık kıvılcım ve devamında hiç hoş olmayan olaylar çok güzel devam eden mücadeleye gölge düşürsede uzun zaman unutulmayacak bir maç çıktı ortaya. Adının hakkını verircesine bana uzun gelen uzatmaların neticesinde gülen taraf Galatasaray Cafe Crown oldu. Basketbol ile arası fazla olmayan ben bile büyük keyif aldım bu maçtan. Birde o sarışın abla olmasaydı..
14 Kasım 2009
Hugo Broos ve Acımasız Gerçekler

Trabzon'un yabancı hocalar için mezarlık olduğunu söylemiş Broos, zaten kazan kaldırmaya alışkın Trabzon medyasının tam da istediği türden sufle vermiş Belçikalı hoca, istifa ve görevden alma dedikoduları artık doruğa çıkar.
Peki, haksız mı? Kesinlikle hayır. Mülakatında da belirttiği gibi 21 yıl içinde 23 yabancı teknik adamla çalışmış bir kulüpten bahsediyoruz burada. Yaptığı yerli teknik direktör kıyımını ise mümkünse hiç konuşmayalım (!!)
Her zamanki gibi sorun yönetim kaynaklı, bu takım geçen sene gayet iyi oynarken Alanzinho'nun bence yüksek bir bonservisiyle alınıp, sonralardan Ersun Yanal'ı postalamaları takımı bugünlere getirdi. Ki Ersun Yanal'ın takımı -Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kötü oyunlarının da etkisiyle- 3. bitirdi. Trabzonspor bu başarıyı son 10 yılda kaç kez gördü acaba?
Bu yazıyı yazdığım sırada Dembele'yi dünyanın en iyi oyuncularından biri olarak gören Trabzonspor yöneticisinin Broos'u eleştiren açıklamaları düştü ajanslara, halen ve halen kendi basiretsizliklerini başkalarının üzerine yıkmaya çalışan bir çarkın içinde öğütülüyor Trabzonspor ve diğer takımlar.. Yazık..
13 Kasım 2009
Carlo Cudicini

36 yaşındaki Tottenham Hotspur forması giyen İtalyan kaleci geçirdiği trafik kazası sonucu büyük ihtimalle futbol kariyerini noktaladı. BMW marka motorsikletiyle bir Ford Fiesta'ya çarpan Cudicini el bileklerini kırıp leğen kemiğini zedelemiş. Bu saatten sonra toparlaması zor gözüküyor futbol için kendini.

Hafta Sonu Futbol Ekranı

13 Kasım Cuma
23:00 Chacarita Juniors-Newell's Old Boys / NTV Spor
14 Kasım Cumartesi
09:00 Yeni Zelanda-Bahrein / Eurosport (2010 Dünya Kupası Play-Off)
14:00 Eskişehirspor-Hacettepe / Kanal 3
18:00 Rusya-Slovenya / (2010 Dünya Kupası Play-Off)
19:00 Brezilya-İngiltere / NTV Spor & ZDF (Hazırlık Maçı)
20:00 Yunanistan-Ukrayna / Futbol Smart (2010 Dünya Kupası Play-Off)
21:45 İspanya-Arjantin / Kanaltürk (Hazırlık Maçı)
21:50 İtalya-Hollanda / (Hazırlık Maçı)
22:00 İrlanda-Fransa / Eurosport (2010 Dünya Kupası Play-Off)
22:30 Portekiz-B.Hersek / Futbol Smart (2010 Dünya Kupası Play-Off)
22:30 Sao Paulo-Vitoria / Spormax
15 Kasım Pazar
00:10 Banfield-Vélez Sarsfield / NTV Spor
04:00 Costa Rica-Uruguay / ESPN Brazil (2010 Dünya Kupası Play-Off)
13:30 Göztepe-Alanyaspor / Yeni Asır TV
15:00 Bursaspor-Çanakkale Dardanel / Bursaspor TV
16:00 Antalyaspor-Shakhtar Donetsk / Lig TV
17:00 Kolombiya-İspanya / Eurosport (-17 Dünya Kupası Üçüncülük Maçı)
20:00 İsviçre-Nijerya / Eurosport (-17 Dünya Kupası Final)
21:15 Avai-Corinthians / Spormax
22:00 San Lorenzo-İndependiente / NTV Spor
16 Kasım Pazartesi
12:00 Ziraat Türkiye Kupası Kuraları / TRT
*
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




